Aile Hukuku
Boşanma Davalarında Mal Paylaşımı Kuralları
Evlilik içindeki katkı, ayrı malvarlığı, borçlar ve mahkemenin hakkaniyet değerlendirmesinin temel noktaları.
Otomatik yarı yarıya paylaşım yoktur
Aile Yasası’nın 26. maddesi, evlilik süresince edinilen ve dava tarihinde mevcut mal ve borçların hakkaniyete uygun paylaşılmasını öngörür. Mahkeme gelir, kazanma kapasitesi, ihtiyaçlar, yaşam standardı, ev işleri ve çocuk bakımı dâhil katkılar, sağlık, yaş, evlilik süresi ve çocukların ihtiyaçlarını değerlendirir. Bir tarafa düşen pay, paylaşılacak toplam mal ve para varlığının üçte ikisinden fazla olamaz.
Katkı yalnızca para değildir
Satın alma bedeline doğrudan ödeme önemli olmakla birlikte çocuk bakımı, ev içi emek, diğer eşin çalışmasına veya işletmesine sağlanan destek ve malın korunup geliştirilmesine yönelik katkılar da somut olayın özelliklerine göre dikkate alınabilir.
İncelenecek malvarlığı
- Taşınmaz mallar ve bunlara bağlı krediler
- Banka hesapları, yatırımlar ve nakit
- Şirket hisseleri ve ticari işletmeler
- Araçlar ve değerli taşınırlar
- Evlilik öncesi mallar, miras ve bağışlar
- Tarafların ortak veya kişisel borçları
Mal beyanı ve mal kaçırma riski
Taraflar, dava dinlenmeye başlamadan önce mevcut paylaşılabilir mallarını ve dava tarihinden en fazla iki yıl önce elden çıkardıkları malları belgeleriyle mahkemeye sunmak zorundadır. Dava açıldıktan sonra paylaşılabilir mal, kural olarak mahkeme izni olmadan satılamaz, devredilemez, hibe veya ipotek edilemez. Yanlış ya da eksik beyanın hem paylaşım hesabı hem de cezai sonuçları olabilir.
Kaynaklar
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
1/1998 Aile (Evlenme ve Boşanma) Yasası — birleştirilmiş metinKKTC Yüksek Mahkeme Karar AramaBu yayın genel bilgi amacı taşır; hukuki görüş veya somut bir dosyaya ilişkin danışmanlık değildir. Mevzuat ve içtihat değişebilir. Özellikle dava ve başvuru süreleri bakımından gecikmeden hukuki yardım alınmalıdır.
