Aile Hukuku
KKTC Hukukunda Velayet Kuralları
Boşanma ve ayrılıkta velayetin belirlenmesi, çocuğun üstün yararı, kişisel ilişki ve kararların değiştirilmesi.
Temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır
Velayet konusunda mahkemenin öncelikli değerlendirmesi anne veya babanın kişisel talebi değil, çocuğun fiziksel, duygusal, sosyal ve eğitsel bakımdan üstün yararıdır. Anne ya da babaya cinsiyetinden dolayı otomatik bir üstünlük tanınmaz; her ailenin koşulları ve her çocuğun ihtiyacı ayrı incelenir.
Velayet, yalnızca çocuğun nerede yaşayacağını belirlemez. Bakım, eğitim, sağlık, temsil ve çocuğun malvarlığının yönetimi gibi önemli sorumlulukları da kapsar.
Mahkeme hangi ölçütlere bakar?
- Çocuğun yaşı, sağlık durumu ve özel ihtiyaçları
- Her ebeveynin bakım verme kapasitesi ve yaşam koşulları
- Çocuğun mevcut ev, okul ve sosyal çevresindeki devamlılık
- Ebeveyn ile çocuk arasındaki duygusal bağ
- Ebeveynlerin çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini destekleme tutumu
- Şiddet, ihmal, bağımlılık veya güvenlik riski
- Kardeşlerin mümkün olduğunca birlikte kalması
- Çocuğun yaşı ve olgunluğu uygunsa kendi görüşü
Yedi yaş ve üzerindeki çocuğun görüşü
Aile Yasası’nın 30A(2). maddesine göre yedi yaşındaki ve daha büyük çocuğun hangi tarafla yaşamak istediğini belirlemek için mahkeme, kamu sağlık kuruluşunda çalışan uzman çocuk psikiyatristi veya psikoloğunun görüşünü dikkate alır. Mahkeme çocuğun kararı anlayacak olgunlukta olduğuna kanaat getirirse çocuğun tercihine öncelik verir; bu tercih yine de dosyanın bütün koşullarıyla birlikte değerlendirilir.
Kişisel ilişki ve görüşme düzeni
Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında düzenli ve anlamlı kişisel ilişki kurulması esastır. Görüşme günleri, tatiller, telefon veya çevrim içi iletişim, teslim yeri ve ulaşım sorumluluğu açık biçimde düzenlenebilir.
Çocuğun güvenliği bakımından ciddi risk varsa kişisel ilişki gözetimli kurulabilir, sınırlandırılabilir veya istisnai olarak geçici biçimde durdurulabilir. Ebeveynler arasındaki anlaşmazlık tek başına çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini kesme nedeni değildir.
Geçici velayet ve koruyucu emirler
Boşanma veya velayet davası devam ederken çocuğun nerede kalacağı, okul ve sağlık kararlarının nasıl alınacağı ya da kişisel ilişkinin nasıl yürütüleceği konusunda geçici emir istenebilir. Şiddet, kaçırılma veya ülke dışına çıkarılma riski varsa yaklaşmama, pasaportun teslimi veya seyahatin sınırlandırılması gibi uygun koruyucu tedbirler gündeme gelebilir.
Velayet kararı değiştirilebilir mi?
Velayet kararı değişmez değildir. Çocuğun ihtiyaçlarında, ebeveynlerin koşullarında veya güvenlik durumunda önemli değişiklik meydana gelirse yeniden düzenleme istenebilir. Taşınma, uzun süreli ihmal, mahkeme emrine sürekli aykırılık veya çocuğun gelişimini etkileyen yeni koşullar bu değerlendirmede önem taşıyabilir.
Velayet ile nafaka farklı konulardır
Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesi ile çocuk nafakasının ödenmesi birbirine karşı kullanılabilecek haklar değildir. Nafakanın ödenmemesi görüşmeyi kendiliğinden ortadan kaldırmadığı gibi görüşmenin engellenmesi de nafaka yükümlülüğünü sona erdirmez. Her iki konu için mahkeme emrine uygun hareket edilmelidir.
Başvuruda yararlı olabilecek belgeler
- Çocuğun okul ve sağlık kayıtları
- Günlük bakım düzenini gösteren belgeler
- Ebeveynler arasındaki çocukla ilgili yazışmalar
- Polis, sosyal hizmet veya koruma emri kayıtları
- Barınma ve çalışma koşullarını gösteren belgeler
- Çocuğun özel ihtiyaçlarına ilişkin uzman raporları
Kaynaklar
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
1/1998 Aile (Evlenme ve Boşanma) Yasası — birleştirilmiş metinKKTC Yüksek Mahkeme Mevzuat SistemiKKTC Yüksek Mahkeme Karar AramaBu yayın genel bilgi amacı taşır; hukuki görüş veya somut bir dosyaya ilişkin danışmanlık değildir. Mevzuat ve içtihat değişebilir. Özellikle dava ve başvuru süreleri bakımından gecikmeden hukuki yardım alınmalıdır.
